sessiz uzak sulara hasret gecelerde Bir dilencinin duaları gibi düşerdin ellerime İnsanların gözlerine saklardım seni Belki bir iki cümle, belki bir iki söz yada...
Uzun şarkılar düşledim Çocukluğumun şehirlerinden Senindi gecede karabasanlardan arta kalan Sabahları yüzünde kuruyan hainliğin senindi. Al şimdi götür at Kötülüğün olsun benim sevmişliğim Yoktu zayıftı umuttu Sahnelenen tradejim Bir yok oluş...
Sen gittiğinde benden; Devrik cümleler gibi açardım gözlerimi Akar giderdi ırmak boyu hüzünlerim Dargeçitlerde saklanmış buzulların üstünden Yol kavşaklarına çıkar En yüksek rakımlı kentlere Hayatımın arka sokaklarından bakardım Ustura kesiği Faili...
Gözlerimin içinden geçerken bildim acıyı. Ve yüreğimde öldüresi bir umut Sezdiğim ancak bir avuç maviydi. Uçurtma tellerine tutunmuş. Kim bilecekti ki İstediğim sadece, bayram sabahlarında çocukların yüzlerinde...
adından gayrı ’sı bilirim yalandır suretinde dolaşan ve sınırların istilası yalandır kırlangıç mevsimleri /bahtların düzenbaz kinayesi yalandır Yeryüzüne in. Dağıt sevda dengini Seni sevdim. eğer sevmeseydim köprü altı şiirleri çoğaltırdım...